Şükredecek o kadar şeyimiz var ki, hava, su, ekmek, nefes alma, sağlığımız, evimiz, duş alıp dinlenebilmemiz, kirlenen elbisemizi değiştirebilmemiz gibi pekçok sıradanmış gelen rutinler, evladı iyaliniz, akrabanız, dostunuz, ahbabınız. Gözünüzü kapatıp bir an bunların hepsini yok sayınız. Evet, çoğumuzun hayalini dahi kuramadığı bu hali 15 milyon insanımız bir şekliyle yaşıyor depremin merkezinde. Hani bizler bir elimiz yağda, bir elimiz balda iken, evini, yakinlarını kaybetmiş, hastanede derdine çare arıyor, çadırda yağmurun sınamasında, çetin şartlarda, hatta imkânsızlık içinde hayati idame etme gayretinde. Henüz acısı dışa yansımamış nice insanımız var. Hala hayattan sıkılıyor musunuz? Buyrun sizi ağırlayalım, manzarayı umumiyeyi tecrübe ediniz. Belki o zaman hak vereceksiniz yaşananlara. Sırça saray sakinlerine zaten sözüm yok! Onlar korlarını beraber taşıyor cehenemlerine...
Türkiyem bu fotoğrafı unutma!

