Bütün dünyayı etkisi altına alan, bizim ülkemize de kısa sürede yayılan CORONA virüs hastalığı…
Bu zorlu süreçte biz kreş işletmecileri olarak, hem eğitimci kimliğimiz, hem esnaf olabilmenin getirdiği zorunlu şartlar, hem de bizlere emanet edilen çocuklarımız. Bütün bunlar hakkında neler yapabiliriz?
Değerli velilerimize ve tüm ebeveynlere (anne-babalara) çocuklarımız açısından nasıl en doğru şekilde rehberlik edebiliriz?
Söylentiler; komplo teorileri, kaynaksız ses kayıtları, duyumlar….
Virüs ile ilgili medya maceralarında hemen hergün bu tip belirsiz ama zararlı içeceklerle karşılaşıyoruz, hepsi en az virüs kadar tehlikeli!!!
Çözüm: resmi açıklamaları dikkate alalım.
Hepimiz; olağan dışı bir dönemden geçmekteyiz. Bu dönemde bizlerde olduğu gibi çocuklarımızda da bazı ruhsal ve davranışsal değişiklikler görülebilir. Özellikle kaygı seviyesi yüksek çocuklarda üzüntü, korku, öfke, suçluluk gibi davranışsal değişikliklerle karşılaşabiliriz. Çocuklarımızın bu süreci en az sıkıntıyla geçirmesi bizim kendi kaygılarımızı kontrol etmemiz ve çocuklarımızla etkili bir iletişim kurmamızla yakından ilişkilidir. Kaygılarımızla baş edebilmek için doğru kaynaklardan bilgi alıp, kontrolümüz dahilinde yapabileceklerimizi (hijyen ve sosyal izolasyon kuralları) uygulamaya çalışmalıyız. Salgın durumu çocuklara gelişim seviyelerine uygun bir dil kullanılarak basitçe anlatılmalı ve çocuklarla akıllarından geçenler hakkında konuşulmalıdır.
Çocukların sorduğu sorular açık ve dürüst bir dille cevaplanmalıdır. Olup biten hakkında kendilerinden bir şey saklanmadığını hisseden çocuklar, güvende hissedenler çocuklar yaşadıkları durumla ilgili bir resim çizmesi konusunda cesaretlendirilip yaşadığı duygular çizdiği resim üzerinden konuşulabilir.
Bir de evde olmayanlar var, çocuklarını büyüklerine emanet edip; bankalara, hastanelere, marketlere ve insanlara yakın temas kurmak zorunda olan işyerlerine çalışmak için gidenler var.
Dualarımız onlarla, hijyene dikkat ederek bu ülkeye hizmet ediyorlar, Akşam eve ; çocuklarını, büyüklerini enfekte etme kaygısıyla giriyorlar . Emeklerini, çabalarını asla unutmayacağız, hepsine minnettarız.
Ayrıca dikkat edilmesi gereken en önemli şeyler arasında; çocukların sahip olduğu rutinler olabildiğince korunmalı, uyku, yemek, teknoloji kullanımı, oyun oynama ve ders saatleri sabit tutulmalıdır. Bu dönemde ailece yapılacak aktiviteler ruh ve beden sağlığını korumak için çok faydalı olabilir. Oyun oynamak, resim yapmak, müzik dinlemek, egzersiz yapmak gibi aktiviteler anı yaşamaya yardımcı olur.
Günün belli saatlerinde, çocukların özledikleri kişilerle görüntülü yada sesli olarak görüşmelerine imkan tanınmalıdır.
Bu salgın çocuklarımızı parkta oynayıp, okullarına gitmekten, arkadaşları ile bir araya gelmekten mahrum etti. Ama unutmamalıyız ki bu süreci nasıl geçireceğimiz ve hangi dersleri çıkaracağımız bizim seçimimizdir.
Gülerek, eğlenerek, evet bazen de fazla yorularak yine de severek, isteyerek yaptığımız çalışma (öğrenme) hayatımıza zorunlu bir mola vermiş bulunmaktayız.
Bizim canımız, öğrencilerimiz, dersleri, konuları, yetiştiririz, müfredatımızı toparlarız, önemli olan ruh ve beden sağlığımızın korunması.
Sonuç olarak; inanmak çok önemli…
Özellikle de neye inandığımız. Çünkü inandığımız şey muhtemelen bağışıklık sistemimizi bir şekilde etkileyecek.
Bu zorunlu verilmiş olan eğitime aradan sonra; daha CANLI, DİNAMİK ve ENERJİK bir şekilde buluşmak dileğiyle….
AYŞE ÇELEBİ
Uçan Balon Kreş İşletmecisi

