TÜM BEL-SEN Hatay Şube Başkanı Serdal Alkan yazılı bir açıklama yaparak; “Sevgili Kamu Emekçileri, Mevcut iktidar sık sık "Eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik" diyor. Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik.
5 Ocak'ta açıklanan TÜİK verilerine göre enflasyon farkı ve taban aylığına 1000 TL zam dâhil maaşlarımız ortalama %20 artacak. Ama hepimiz biliyoruz ki enflasyon farkı geçtiğimiz altı ayda yaşadığımız hayat pahalılığını "SÖZDE" telafi etmek için verilen bir fark. Üstelik TÜİK'in sanal verilerine göre, ki gerçek enflasyonun yarısı bile değil. Kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026'ya ortalama %12,5 maaş zammı ile başlıyoruz. Buna karşın 1 Ocak'tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı.
Ocaktan itibaren kiralar %35 artacak. Aralıkta 55 bin TL maaş alıp 25 bin TL kira veren bir memurun enflasyon farkı dahil maaşı 66 bin TL olacak. Buna karşın kirası 33 bin 720 TL'ye çıkacak. Yani maaş artışının neredeyse tamamı kiraya artışına gidecek. Üstelik maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, bir kez daha Yeniden Değerleme Oranının altında tutuldu. Yani maaş artışımız yine cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak. Maaşlarımız mum gibi erirken, her geçen gün daha fazla yoksullaşıyoruz. 10 yıl önce en düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek al alınabiliyordu. Bugün 6 adet bile alınamıyor. 25 yıl önce Türkiye'de bir memur emekli olduğunda emekli ikramiyesi ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyordu. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyor. 25 yıl önce ortalama memur emeklisi aylığı asgari ücretin katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda.
Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisin insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç azınlığa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor.
Antidemokratik uygulamalar dayatılıyor. Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar. Tam da bu yüzden tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır. İnsanca yaşanacak ücret yoksa demokrasi de yok.” dedi.